Romantik Olmak İstiyorum: Sevgiliye Aşk Şiirleri

Romantik Olmak İstiyorum: Sevgiliye Aşk Şiirleri

     

    Aşkın ateşi sardığında ruhunuzu; hislerinizi, duygularınızı nasıl kelimelere dökeceğinizi şaşırıverirsiniz bir an. En ciddi, en soğuk görünümünüzün altında karşınızdakine olan aşkı anlatabilmek için bir şeyler kaynayıp durur. Midenizde kelebekler uçuşur, göğsünüze kramplar girer. İşte tam da bu an için yardıma koşar en güzel aşk şiirleri. Tam da sizin hissettiklerinizi aksettirir karşınızdakine. Aşkınızın boyutlarını, yoğunluğunu bir cümle ile anlatıverir sevgilinize. Böylece sevgiliye aşk şiirleri, tam zamanında ve tam yerinde.

    Aşk, bu şiirlerde bazen hırsız olur, çalar gönlünü sevgilinin Victor Hugo’nun dediği gibi. Bazen de “prangalar” eskittirir Ahmet Arif’in söylediği şekilde. Kimi zaman çöllerde kalabalık gibidir, kimi zaman da bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür. Hem hastalıktır hem sağlıktır aşk. Sevgiliye aşk şiirleri , bir kıvılcımla başlayanı ve bir nefeste biteni anlatıverir birkaç sesle. Siz kendinizi ifade etmezsiniz artık. Tahmin bile edemeyeceğiniz tamlamalar, benzetmeler yüreğinizden dudağınıza bir çırpıda taşınıverir. Sizin dudağınızdan çıkanlar ise başka bir kalpte hayat bulur yeniden.

    Sevgiliye aşk şiirleri,  ruhun ruha verdiği bir hediyesepetidir. Hiç maliyetsiz, bol kazançlı. Bu sözcüklerle ruhumuzun duygu kumbarası dolmaya başlar. Yeter ki korku olmasın. Tüm elbiselerinizden, maskelerinizden, kalkanlarınızdan sıyrılabilirseniz eğer, ilk basit cümle ile başlar kişisel “Aşk Şiirleri Defteri”niz : “Seni Seviyorum”

    Böylece kelimelerin diyarında sevgiliye olan aşk için, en güzel, en özel sözcüklerin itina ile seçilmesi zamanı gelir. Herkes için bu kelimeler aynı olabilir. Ama yine de sizin tarafınızdan söylendiğinde sadece sizi anlatır. Çok tanıdık, çok bildik de olsalar siz söylediğinizde sizindir artık onlar. Komik yahut hüzün dolu temaların içine gömülebilirler. Ne şekilde olursa olsun sevgiliye aşk şiiri, bir bilgisayarın hesaplayamayacağı şekilde net bir biçimde sizi anlatacaktır.

    Aşkın heyecanı kadar aşkın acısı da anlatılmaya değerdir. Atilla İlhan gibi biri için “ayrılık da sevdaya dahildir.” ve “uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın” gibi hüzünlüdür. Aşkın sürgün dönemidir bu. Aslında sevgiliye aşkın her saniyesi anlatılmaya değerdir. O her saniyeyi milyonlarca cilt kitaba hapsolan ansiklopedik bir anlatımla değil, müzik ve akarsu gibi ruhunuza ahenk getirecek şekilde birleştiren şey aşk şiirleridir. Yaratıcılığınızın, konsantrasyonunuzun ve keşfedilmemiş yeteneklerinizin patlama noktasıdır. Bu nokta, Orhan Veli’nin “bu derde düşmeden önce” bilemediği, kelimelerin ise kifayetsiz kaldığı yerdir.